18 Haziran 2013

LOZAN'DA ON İKİ ADAYI NASIL KAYBETTİK SANIYORSUNUZ?

İngilizler İsmet İnönü'yü de deşifre etmişlerdiLozan görüşmelerinde İsmet İnönü'nün Ankara ile neler görüştüğünü öğrenebilmek amacıyla telgraf görüşmelerini ta
kip eden ve kriptoları çözen İngiltere, yeni bir dinleme skandalına imza attı. İngiliz hükümetinin, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in G20 zirvesinde işbirliği yapıp yapmayacağını belirlemek amacıyla gizlice dinlediği ortaya çıktı.

MEHMET ŞİMŞEK İLK DEĞİL

Haber, İngiltere'de yayınlanan Guardian gazetesinde yer aldı. Gazeteye göre, 2009 yılında, yeni Maliye Bakanı olduğu sırada Mehmet Şimşek'in İngiltere Devlet İletişim Birimi GCHQ tarafından dinlendiğini yazıyor.
Mehmet Şimşek'i dinleyen İngilizlerin bu ilk yaptıkları iş değil. 1. Dünya Savaşı sonrası başlattıkları dinleme eğitimleriyle tüm anlaşmalar öncesi bu tür işlere imza attılar.
Lozan görüşmeleri esnasında da İnönü'nün İstanbul'a yolladığı telgraflar deşifre edilmiş ve neticesinde Lord Curzon İsmet İnönü'den istediği tüm tavizleri almıştı. Mustafa Armağan 2012 yılında yazdığı yazıyla bu konuya değinmişti.
Müzakereler süresince Türkiye'nin hamlelerini önceden bilen İngilizler, çok özel bir istihbarat sistemi kurmuş.

İNGİLİZLERİN TELGRAF ÇALMA VE ÇÖZME EKİBİ

Üstelik Lozan'da ciddi bir istihbarat oyunu oynandığından da haberdar değiliz.Lozan'ın karşı taraftan bilgi çalmaya dönük operasyonları üzerinde duran nadir bir İngilizce araştırmaya göre İngilizler, İstanbul'a yerleştirdikleri özel yetiştirilmiş telgraf çalma ve çözme ekibi sayesinde Türk hükümetinin Lozan'a çektiği telgrafları bizimkilerden önce yakalıyor, çözüyor ve Lozan'daki ekibimizin eline ulaşmadan önce Londra'ya ulaştırıyorla. Gereken emirler verildikten sonra Lozan'da müzakere masasına, bizim elimizdeki kozları bilerek oturuyorlardı. Birdiplomatın dediği gibi bunun, briç masasında karşısındakinin elindeki kartları bilerek oynamaktan farkı yoktu. (K. Jeffrey-A. Sharp, "Lord Curzon and the use of secret intelligence at the Lausanne Conference", The Turkish Yearbook, 1993.)

RAUF ORBAY DEHŞETE DÜŞMÜŞ

Bu ahlaksızca oyunun farkında olmayan Türk tarafı, müzakerelere giripçıkıyorlardı ama telgraflaşmaları kendilerinden önce okumuş rakipleriyle aynı masada oturduklarından bihaberdiler. Zamanın Başbakanı Rauf Orbay, yıllar sonra Londra Büyükelçiliği sırasında bu oyunu öğrenince dehşete düşmüştü.
İngiltere, 1. Dünya Savaşı'nın hemen ardından bir Kod ve Şifre Okulu açmış vemezunların bir kısmını İstanbul'da kurduğu kablosuz dinleme merkezinde istihdam etmiş olması tesadüf değildi.

İSMET PAŞA'YI SIKIŞTIRIYORLARDI

Curzon ve Rumbold Türk tarafının kafasından nelerin geçtiğini bilerek hareketediyor ve ortamı germek istediklerinde geriyor, gevşetmek istediklerinde de gevşetiyorlardı. Mesela bir keresinde azınlıklar konusunda Curzon, İsmet Paşa'nın üstüne gidiyor, sıkıştırıyordu. Rumbold onu uyardı:
"İsmet'in ellerinin bu konuda Ankara tarafından bağlanmış olduğunu hissediyorum. Gizli kaynaklardan edindiğim bilgiye göre eğer biz Montagna Formülü'nde ısrar edersek masayı ve konferansı terk edecek. Vatandaşlarımız için bazı garantiler almamız yeterli. Konferans kesilirse bunu kamuoyumuzun anlayışla karşılayıp karşılamayacağından emin değilim."
Curzon, bunun üzerine tutumunu değiştirecektir.
İngilizler ele geçirilen telgraflardan şunu da net olarak anlamışlardı: İsmet,Ankara'dakilere oranla uzlaşmaya daha yatkındı ve ılımlı bir tavır sergiliyordu. Ancak Ankara çok sertti. Ne yapsın İsmet!

GİZLİ HABERALMA SERVİSİ

Gizli Haberalma Servisi (SIS) de bunu doğruluyordu. Haziran 1923'te Rumbold,Curzon'a şöyle yazıyordu: "Malum gizli kaynaklardan edinilen bilgileredikkat ederseniz İsmet'in kendi hükümetiyle giderek daha büyük birmüşkülat içine girmekte olduğunu görürsünüz."
İngilizler Lozan'da bir başarısızlık veya eli boş dönme halinde Meclis'in delegelerden ve hükümetten hesap soracağını bile tespit etmişlerdi. 30 Ocak 1923'te Rumbold şöyle yazıyordu Henderson'a:

LOZAN'DA İNGİLİZ HİNLİĞİ

"Kötü bir anlaşmayla geri dönerlerse BMM onları düşürecek, hiçbir şey imzalamadan dönecek olurlarsa bu defa boşu boşuna zaman kaybettirdikleri ve para harcadıkları için suçlanacaklar." Lord Amery ise Curzon'a Türklerin halı satıcılarına benzediğini, tam kapıdan çıkarken müşterinin verdiği fiyata razı oldukları uyarısında bulunuyordu.
Makalenin yazarları Jeffrey ve Sharp, Lozan'ın, 1. Dünya Savaşı'nı bitiren antlaşmaların en uzun ömürlüsü oluşunu, İngiliz gizli haberalma servisinin bir başarısı olarak değerlendiriyor. Onların gayreti sayesindedir ki İngilizler, Türktarafının elindeki kozları ve tezleri önceden öğrenmiş ve sonuçta ortaya "gerçekçi" bir antlaşma metni çıkmıştır.